KADIN

2.945 kez izlendi
5 / 0 - 0 Oy
Gönder Sitene Ekle
Kanama, anne karnındayken plasenta içine veya plasenta arkasına olarak gerçekleşebilir.

Transplasental kanamalar, daha çok anneden bebeğe olan kanamalardır. Doğumların yüzde 50'si kadarında annenin kanında bebeğe ait eritrositler görülebilir. Bu kanamaların yüzde 8'sinde kanama 5 - 40 ml. arasındadır. Çocuklarda kansızlık meydana getirmez. Ancak yüzde 1 kadarında bebekten anneye kanama 40 mililitreden fazla olur. O zaman da bebekte kanama meydana gelebilir.

Anne kanında yapılan özel bir tetkik ile, bebeğe ait alyuvarların annede gözükmesi, annenin kanında bebeğin eritrositlerinin bulunduğunu yani bebekten anneye kanama olduğunu gösterir. Bu bir transplasental kanamadır.

İntraplasental kanamalar ise, bebeğine boynuna veya vücuduna kordon dolanması sonucu veya kordonun geç klemplenmesi sonucu meydana gelir.

Retroplasental kanamalar ise, daha çok anne tarafına olan kanamalardır. Plasenta arkasında bir kanama meydana gelir ki, bu plasentanın rahimden erken ayrılması durumlarında görülür.

Bebekten anneye olan kanamalarda bebek çoğu zaman soluk ve kansız olarak doğar. Normal bulunması gereken doğum ağırlığından düşük bir doğum ağırlığında dünyaya gelir. Sadece bebekten anneye kanama olmaz, tek yumurta ikizlerinde ikizler arasında kanamalar da meydana gelebilir. Bu durumda bebeklerden bir tanesi genelde kan vericisidir. Diğeri kanı alan bebektir. Kan vericisi olan bebek küçük doğar, soluktur ve bazen de nabzı düşüktür. Kalp yetmezliği bulgularıyla bile doğabilir. Aksine kan alan bebek ise normalden daha büyüktür. Rengi kırmızıdır. Vücudu kanla yüklendiği için dolaşımı bir miktar zorlanabilir, sarılık ile doğabilir.

Doğum sırasında bazı kazalar olabilir. Plasenta ya da kordon zedelenmesi gibi durumlar meydana gelebilir. Böyle bir durumda da bebek doğum sonrası kansızlıkla doktorun karşısına gelebilir.

Yorumlar