KADIN

4.387 kez izlendi
5 / 5.00 - 1 Oy
Gönder Sitene Ekle
Minimal İnvaziv Omurga Cerrahisi ya da kısa adı ile MISS, başta bel fıtığı tedavisi amacıyla yapılan bel fıtığı ameliyatı ve boyun fıtığı tedavisi amacı ile yapılan boyun fıtığı ameliyatı olmak üzere birçok omurga cerrahisi uygulamasında gün geçtikçe daha büyük ölçüde kullanılan çağdaş, hastaya en az zararı ve cerrahi hasarı vererek tedavi anlamında en fazla faydayı sağlamak amacını güden modern cerrahi yaklaşım biçimidir.

Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi, ameliyatsız boyun fıtığı tedavisi gibi modern ve güvenilir tedavi yöntemleri bu anlayış üzerine geliştirilmiştir.

MISS ( Minimally Invasive Spine Surgery ) teriminin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Dilimize çevrilmesi ‘en az zarar veren omurga cerrahisi’ şeklinde olabilir.

MISS, ileri görüntüleme yöntemleri, bilgisayar temelli hedef bulma yöntemleri, mikron düzeyinde video kameralar, aynı düzeyde ince çapta fiber optik lazer uçları, radyofrekans ve lazer gibi enerji kaynaklarından yararlanarak, gelişmiş teknolojinin en üst düzey olanaklarını kullanarak, omurga cerrahisinde dünyada gelinen en ileri aşamadır ve günümüzün altın standardıdır.

Hastayı iyileştirmek amacı ile çıplak gözle yapılan her omurga ameliyatı sağlıklı dokuları az ya da çok hırpalayarak zarar vermektedir. Cerrah ne kadar tecrübeli olursa olsun, dokulara ameliyat sırasında ne kadar saygılı ve özenli yaklaşırsa yaklaşsın, çıplak gözle yapılan açık ameliyatın bizzat kendisi hasta için önemli bir travma haline dönüşebilmektedir. Bel fıtığı ameliyatı, boyun fıtığı ameliyatı, omurga kemiklerine yerleştirilen protezler, vidalar, kemikler arasında bulunan disk eklemleri yerine yerleştirilen protezler ve daha bir çok cerrahi işlem açık yöntemlerle yapıldığı zaman, cerrahi işlem ertesinde ameliyata bağlı kesi, kanama, enfeksiyon, ağrı gibi nedenlerle hasta az ya da az ya da çok hırpalanır, zarar görür. İyileşmek için ister istemez uzun bir bir nekahat dönemine ihtiyaç duyar.

Uzun yıllar boyunca tüm omurga ameliyatları çok büyük kesiler yapılarak gerçekleştirildi. Eski cerrahlar ‘’ büyük cerrah büyük keser’’ diye ezberlettiler genç öğrencilerine. Büyük ve hasar bırakan kesilerle yapılan ameliyatlar hastanın hayatını tehlikeye atacak kadar önemli miktarda kanamalara yol açtılar, enfeksiyon riskini anlamlı derecede yükselttiler, dokuların normal anatomilerini bozdular, yapışıklıklar oluşturarak ileride gerekebilecek ameliyatları daha zor hale getirdiler, ağrılı ve yavaş bir iyileşme dönemine neden oldular, uzun süren rehabilitasyon tedavisi gerektirdiler, hastanede yatış süresini uzattılar.

Çok yakın bir döneme kadar tüm omurga ameliyatları açık cerrahi yöntemlerle yapılmaktaydı. Basit bir bel fıtığı ameliyatı için hastalar günlerce hastanede yatarlar, haftalarca evde istirahat ettikten sonra normal hayata yavaş yavaş dönerlerdi. 1970’li yılların sonundan beri sonra mikroskobun cerrahide kullanılmaya başlanması sayesinde mikrocerrahi yöntemi ile yapılan ameliyatlar daha az doku hasarı oluşturulmasını sağladılar, hastalar 1 gece hastanede kalıp evlerine dönebildiler.

Bel fıtığı tedavisi ya da boyun fıtığı tedavisi için yapılan lazer, radyofrekans, IDET uygulanmaları ya da full endoskopik yöntem ile yapılan minimal invaziv girişimler ve ameliyatlar ertesinde hasta çoğunlukla işlemden yarım saat ya da birkaç saat sonra evine dönebilmekte, ertesi gün çalışmaya başlayabilmektedir. Nekahat döneminin neredeyse yok denecek kadar az olmasının temel nedeni ise işlemler ya da ameliyatlar sırasında olabildiğince sağlıklı dokuların korunması, zarar verilmemesidir.

Radyolojik incelemelerde, ameliyatlar sırasında kullanılan görüntüleme teknolojilerinde ve çalışma aletlerindeki gelişmeler, MISS yöntemlerini son derece güvenli tedavi yöntemleri haline getirmiştir.
Son derece teknik bir cerrahi uygulama olan MISS tekniklerinin özelliği, sadece bu konuda eğitim görmüş ve deneyim sahibi cerrahlar tarafından uygulanabilir olmalarıdır. Özel eğitim görmemiş ve deneyimsiz ellerde bu son derece ince işlemler hastaya zarar verebilecek potansiyele sahiptirler.

Yorumlar