KADIN

20.030 kez izlendi
5 / 4.00 - 3 Oy
Gönder Sitene Ekle
Kişiler ilk diyete başladıklarında son derece azimli ve hırslı olurlar. Fakat zaman içerisinde sürekli aynı besini tüketiyormuş hissine kapılmak, kilo veremeyecekmiş düşüncesine saplanmak gibi sebeplerle diyetten uzaklaşmaya başlarlar.

Kişiler hedef kilosuna doğru yaklaşırken çukur adı verdiğimiz bir yere düşer. Aslında bu bütün hedefler için geçerlidir. Çünkü kişi bir şeyi amaç edinip yola çıktığında, 4-6. haftalar arasında mutlaka bir düşüş yaşar. Bu düşüşü aşmanın en kolay yolu kimi kişiler için ters, kimi kişiler için düz psikoloji yapmaktır.

Ters psikolojide, kişilerin şişman hallerinin fotoğraflarına, eski kıyafetlerine bakması onu daha çok motive eder. Fakat eğer kişinin hala verilecek çok kilosu varsa o zaman da bunun tam tersi yapabilir. Rol modeli olarak benimsediği kişilerin görüntülerini buzdolabına takarak, kendine bir küçük beden kıyafet alıp bunun içine sığabileceği tarihi doğru saptamak gibi şeyler genelde kişinin motivasyonunu yükseltir.

Diyet içerisinde aynı besinler tüketilerek diyet ilerliyorsa ve kişi bundan sıkılıyorsa bazen mola vermek gerekir. Bir hafta diyet uygulanıyorsa bir öğün serbest bırakmak motivasyonu yükseltme amaçlarındandır.

Motivasyonu düşüren en büyük sebep gerçekçi hedefler konulamamasıdır. Dünya Sağlık Örgütü'nün standartlarına göre bir yetişkin ayda en fazla 6 kilo verebilir. Ayda 10 kilo vermek gibi bir hedef konulduğunda ve buna ulaşılamadığında doğal olarak motivasyon kaybı yaşanır. O yüzden gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler belirlenmeli ve bu hedefler parçaya bölünmelidir.

Kişinin toplamda verilecek 20 kilosu varsa ve sürekli kendisini "20 kilo nasıl veririm" sözleriyle motive etmeye çalışırsa bu demotivasyona dönüşür. Hedefleri parçalara bölmek gerekir.

Yorumlar