Örnek Çocuk Menüsü

Makale Okuyucu Puanı: 5/10       Oy sayısı: 8

Bu yaş grubundaki günlük dengeli olarak et, süt, tahıl, meyve, sebze, yağ ve şeker grubu gıdaları tüketmeleri gerekir. Bu dönemde günlük 350 mg kalsiyum ihtiyacı vardır. 250 - 300 gr. süt, yoğurt ve bir kibrit kutusu beyaz peynir bu ihtiyacı karşılar. Kemik gelişimi için bu dönemde de D vitaminine ihtiyaç vardır.

D vitamini içeren gıdalar yetersiz sayıda olduğu ve kışın güneşten yararlanma şansı az olduğu için bu yaş grubunda da 400 ünite D vitaminine devam etmek gerekir. Demir ihtiyacı bu dönemde de devam etmektedir.

Demirden zengin gıdaların C vitamini ile verilmesine dikkat edilmelidir. C vitamini vücutta depolanmadığı için günlük alınmasında fayda vardır. İlk bir yıldan farklı olarak artık inek sütü içilmesine izin vardır. Bu dönemde 1 - 2 su bardağı yeterli olmaktadır. Fakat bazı bebekler ısrarla daha fazla inek sütü içmek isterler. Bu yaklaşım çocukları tek yönlü beslenmeye ittiği gibi, kansızlık, kabızlık gibi rahatsızlıklara da neden olabilir. Bu dönemde yumurta beyazı ve bal da yavaş yavaş diyete eklenebilir.

18baby-k

 

Hala anne sütü olan anneler, 2 yaşa kadar emzirmeye devam edebilirler. Eğer anne sütü isteği çok yoğunsa ve diğer gıdaların alımını engelliyorsa kesilmelidir. Kesme döneminde bebeğin sağlık durumunun yerinde olması gerekmektedir. Aksi taktirde aile ve bebek büyük sıkıntılar yaşayabilir.


Vücudumuzun bir miktar tuza gereksinimi vardır. Ancak bu gereksinim ilk yıllarda fazla değildir. Günlük ihtiyacımız olan tuz miktarını tuz dışı besinlerden de karşılayabiliriz. Bu yüzden çocuklar ilk 1 yaşta tuz ile tanıştırılmamalı ve 1 yaş sonrası beslenmede de sofrada tuzluk bulunmamalıdır. Çocuğu tuzlu ve şekerli damak tadına alıştırmamak, ileri yaşlarda tuza ve şekere bağlı hastalıklardan korumak için yapılacak en önemli yatırımdır.



BENZER MAKALELER

  • Popüler erkek bebek isimleri ve anlamları Popüler erkek bebek isimleri ve anlamları

    A Abidin: Dua eden / DuacıAcar: Becerikli, yetenekliAcaralp: Cesur, yiğit kişiAcarsoy: Yiğit, güçlü soyAcun: uzay içindeki gök varlıklarının tümü, evrenAdem: Allah'ın yarattığı ilk insanAdil: Adaletli, hakça davrananAdnan: İki gökyüzü, iki cennetAgah: Bilgili, bilen, haberli, uyanıkAktuğ: Değerli, önemliAli: Yüce, üstün.Alican: Yüce insanAlp: YiğitArat: Yürekli, cesurArda: Asa   B Baha: Değer, güzellikBahadır: Yiğit, kahramanBahri: Denizle ilgili, denizci, denizin gücü, sonsuzluğuBalaban: Bir tür yırtıcı kuş. İri cins birtür Doğan (kuş)Barbaros: "Barba Rosse" Kırmızı sakal. Asıl adı Hızır olan büyük Türk amiraline Avrupalıların taktığı adBarış: Savaştan ya da dargınlıktan sonra, iki yanın uzlaşması, anlaşmasıBarlas: Savaşçı yiğitBaran: Yüksek, iriBarın: Güç, kuvvetBartu: En eski Türk hanlarından birinin adıBatu: GüçlüBirkan: SoyluBoğaç: Dede Korkut hikayelerindeki bir kahramanBora: Şiddetli fırtınaBuğra: Erkek deveBülent: Yüksek, ulu   C Cahit: Çok çalışanCan: İnsanın kendi varlığı, yaşam, birey kişi, ruh, güç kuvvetCandemir: Canı demir gibi sağlam, demir gibi kimse, demir canlıCaner: Yürekten sevilecek kimseCankut: Kutlu kimse, uğurlu canCanol: "Yaşamım ol, canım ol, bana can ol"Canpolat: Canı polat gibi sağlam, canlı, çelik gibi kimseCansın: Çok cana yakınsınCantekin: Biricik can, can şehzadeCengiz: Yılmaz, dönmez, yumuşamaz kimse, güçlü kimse, asıl adı Timuçin olan Ve Büyük Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu Türk hanı, Cengiz HanCeyhun: Orta Asya'da bir ırmakCoşkun: Coşmuş olan, kabına sığmayanCem: HükümdarCemil: Güzel erkek, iyilikle anmaCihan: Dünya Ç Çağan: Mutlu gün, bayramÇağatay: Cengiz Han'ın oğluÇağdan: Çağın içindenÇağdaş: Aynı zamanda yaşayan, çağımıza uygun, çağımıza yaraşırÇağlar: Çağıl çağıl akar, çağıldar, çağlayarak akarÇağlayan: Bir akarsuyun yükseklerden köpürerek düştüğü yer, çavlanÇakır: Doğan ya da atmacaya benzeyen bir avcı kuş, ela gözlü kimseÇelebi: Bey, ağa, görgülü ve ince kimseÇelik: Su verilip sertleştirilen demir, polatÇınar: Uzun yıllar yaşayan geniş yapraklı ağaç   D Dağhan: Oğuz Han'ın oğlu, eski Türk inanışına göre doğa tanrılarındanDağtekin: Yalnız, ıssız dağDeha: Dahi, zekaca çok üstün olanDemirel: Güçlü elDemirkan: Sağlam ve güçlü kanDemirol: Demir gibi güçlü olDeran: GüzellikDinçer: Güçlü, yiğit kişiDoğan: Yırtıcı bir kuşDoğuş: Hayata gelişDoruk: Zirve   E Ecevit: Açıkgöz, afacan, ele avuca sığmaz, çok yaramazEdip: Edepli terbiyeli / Edebiyatla ilgilenenkişiEdis: değerli, ulu yüce, yüksekEdiz: Değerli yüksekEfdal: En değerli en yüksek.Efe: Ege yiğidiEfehan: Yiğitlerin başıEge: Ulu, büyük, Türkiye ile Yunanistan arasındaki denizin adıEgemen: Bir yere hakim olanEkber: Kebir kelimesinden, En büyükEkrem: Pek cömert, iyilikseverEmin: Güvenilen, inanılan kimseEmir: Reis, aşiret başı, emredenEmrah: Saz çalıp oynayanEmre: Aşık, dost, beylerbeyi, büyük erkek kardeşEnder: Seçkin, eşi benzeri az bulunanEnes: Peygamberin komutanıEnez: Secereli Arap atıEray: Yiğit kişiErdinç: Sağlam, güçlü esenEvren: Kainat   F Fahir: Övünülecek kadar, övünen, gösterişli ve değerli.Fahrettin / Fahri: Karşılıksız kabul edilen görev, işFaik: Başkalarından daha ileri, üstünFaruk: Bir işi sonuca ulaştıranFazıl: Erdemli, manevi değerce üstünFehmi / Fehim: Anlayışlı, çabuk kavrayanFerdi: Bireysel, tek başına.Ferhat: RahatlıkFeridun: Tek başına, eşsiz.Ferit (d): Eşsiz benzersizFerruh: Kutlu, uğurlu, aydınlık yüzlüFethi: Fethiye ilişkin.Fevzi: Kurtuluş ve zafere ilişkin. Selamet.Feyyaz: Bereketli, gür, verimli. Eli açık.Feyzi: Verimlilik, bollukFırat: Bir nehir adı. Türkiye'den geçip Basra'ya dökülür.Fikri: Düşünce ile ilgili / fikir sahibiFuat: Yürek, kalp, gönül   G Galip: Yenen, üstün gelenGani: Zengin, cömert, bol çok, elindekiyle yetinenGazi: Savaşta yara alanGediz: Su birikintisi, gölcük, Ege Bölgesi'nde bir akarsu; adını bu akarsudan alan bir ilçeGencer: Delikanlı, genç yiğitGençay: Yeni doğan Ay, ilk ayGiray: Uygun, eskiden Kırım hanlarına verilen unvanGökalp: Gök gözlü yiğitGökay: Gök ve Ay gibi güzel olanGökbay: Gök yüzlü ve zengin kimseGökçe: Gökrengi, göğceGökhan: Göklerin hükümdarıGüralp: Yiğit   H Hakan: Eski Türk imparatoru, büyük han, hanlar hanıHaldun: Kalp, yürekHalil: İçten, dost çok yakın arkadaşHalim: Yumuşak huylu, sakin yaradılışlıHalit: Süregelen, sürekli, geç yaşlananHaluk: Herkesle iyi geçinen iyi ahlaklıHamit: Şükredici, hamdediciHamza: AslanHarun: Huysuz at / Postacı / İnatçıHasan: Güzellik, iyi davranma, iyilik Hayati: Yaşamsal, yaşamla ilgili önemli olan Haydar: Aslan / Çok cesurHayrettin: Hayır eden, hayır sahibiHayri: Hayırla, iyilikle ilgiliHazar: Barış / Bir yerde oturma haliHıfzı: Saklamak, korumak, hafızaya almakHıncal: Öc al, intikam al anlamındaHüseyin: Güzellik, iyilik   I-İ Ilgaz: Batı Karadeniz Bölgesi'nin en yüksek dağlar topluluğu İbrahim: İbranice'de hakların babasıİdris: Beyaz renkli çiçek açan bir ağaç cinsiİhsan: Bağışlamak, yardım etmek, iyilik etmekİldeniz: ülkenin, yurdun deniziİlhami: İçine doğmakla ilgiliİlhan: Bir ülkenin egemen hanıİlkay: Ay'ın ilk günlerindeki durumu, hilalİlker: Birinci yiğit, ilk yiğit, ilk erkekİlyas: Mersin ağacı   K Kaan / Kağan: Hükümdar, hanların hanıKadir: Değer, onur, incelikKadri: İtibar, değerle ilgiliKahraman: Savaşta yiğitlik gösteren, cesurKamer: Ay ışığıKamil: Tam, eksiksiz, olgunKandemir: Sağlam kan, kanı sağlam olan kimse, sağlam demirKasım: Bölen, kısımlara ayıranKaya: büyük ve sert taş kütlesi, pek sertKayahan: Kaya gibi sert hakanKazım: Kızgınlığını, öfkesini belli etmeyenKemal: Bilgi ve erdem bakımından olgunlukKerem: Soyluluk, eli açıklıkKerim: Kerem sahibi, cömert   L Latif: Allah'ın kuluLevent: Eski deniz eriLütfi: Cennette ölümsüzlüğe kavuşan   M Macit: Şan ve şeref sahibiMahir: Usta, elinden her iş gelenMahmut: Övgüye değerMahzun: Hüzünlü, duygulu, üzgünMalik: Sahip, efendiMalkoç: ünlü bir akıncı soy olan Malkoçoğulları'nın atası Malkoç Mustafa Bey'in adındanMazhar: Bir şeyin göründüğü, ortaya çıktığı yerMecnun: Deli, aklı başında olmayanMehmet: Aslı Arapçada Muhammed, çok övülmüş anlamındaMelih: Güzel, şirinMelik: Hükümdar, hanMemduh: Övülmüş, övülmeye değerMenderes: Ege bölgesinde bir ırmak adıMert: Sözünün eri, sözünde duranMesut: Mutlu, sevinçli, neşeliMete: Büyük Hun imparatoruMetin: Sağlam, dayanıklıMurat: İstek, arzu   N Naci: Kurtulmuş, selamete kavuşmuşNail: Ele geçiren, muradına erenNaim: Uyuyan, uykuda olanNamık: Yazar, yazan kişiNazım: Düzenleyen, tanzim edenNazmi: Vezinli, kafiyeli sözle ilgiliNecat: Kurtuluş, selametNecati: Kurtuluşa ermekNecdet: Güçlü ve korkusuzNecip: Soyu temiz, cömertNecmi: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara aitNedim: Yakın dost, samimi arkadaşNejat: Soy, asıl, hesapNeşet: Yetişme, meydana gelmeNevzat: Yeni doğmuş çocukNezih: Temiz, pak, seçkinNihat: Tabiat, huyNiyazi: Yalvarma, yakarmaNizam: Sıra, dizi, düzen, kural Nizami: Kurallara uygun, düzenle ilgiliNuri: Işıktan gelen, ışıklı   O Oben: Erkek deve, o benimOgün: Belirli gün, bilinen, beklenen günOğulcan: Can oğulOğuz: Doğru ve iyi adam, sağlam, güçlüOkan: Akıllı, anlayışlı, öğrenenOkay: Beğenme, takdir etmeOktay: Çok hiddetli, kızgınOkyar: oku parçalaOlcay: Rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talihOlcayto: Bahtı açık, talihliOlcaytuğ: Hulagu'nun torunlarından Argun'un oğlu, İlhanlı hükümdarıOzan: Şair, halk şairi   Ö Öcal: Öc almaktan, intikal alanÖğüt: Birine, yapması ya da yapmaması gereken şeyler üzerine söylenen sözÖkmen: Akıllı, zekiÖmer: Dirlik, canlılık yaşam gücüÖnal: Daima önde olmakÖnay: Ay'ın ilk günlerindeki hali, hilalÖnder: Lider, yönetici, şefÖner: Önde gelen yiğit, önde giden erkekÖvünç: Bir niteliği nedeniyle övünme işi, sevinme, sevinç, kıvançÖzalp: Özü yiğitÖzgür: Hür   P Pars: Etoburlardan, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, yırtıcı bir hayvanPaşa: Bir askeri unvan, ağabey, erkek kardeşPeker: Güçlü erkekPolat: Sertleştirilmiş, su verilmiş demirPoyraz: Kuzeydoğu yönünden esen rüzgar   R Rafet: Merhamet etme, esirgeme.Ragıp: İçtenlikle isteyen, özleyenRahman: Acıması bol olanRaif: Acıyan, esirgeyenRakım: Yazan, çizen, yükselti.Ramazan: Doğruluk gösteren-Adaletli davrananRami: Atıcı, mermi atanRamiz: Akıllı, zeki. İşaretlerle gösteren.Rasim: Çok övülmüş, methedilmişRasin: Beyaz ay, dolunayRaşit: Doğru yola gidenRauf: Çok acıyan, esirgeyenRecai: Güçlüklerden yılmayan, hızlıRecep: Beyaz taç, gelin tacıRefik: Arkadaş, yoldaş, eş, kocaReha: Candan, cana yakınRemzi: İşaret ve gizliliğe aitRenan: İnleyen, çınlayan.Reşat: Aklın gerektirdiğini yapanRıdvan: Cennetin kapıcısı olan melekRıfat: Yücelik, büyük aşama.Rıfkı: Yumuşaklıkla, sükunetle ilgiliRıza: Hoşnutluk, memnunlukRüzgar: Yel, esinti   S Sabri: Sabırla ilgili, sabırlıSadi: Baht açıklığıSafa: Saflık, berraklık, gönül rahatlığıSamet: Sonsuz, ebediSancar: Eski Türk adlarından, kısa kamaSavaş: Barışın olmadığı çatışma ortamıSedat: Doğruluk, haklılıkSemih: Bol, cömert gönüllüSercan: Canların özü, canın başıSerdar: Komutan, önde giden askerSerhat: Sınır boyuSerkan: Baş hanSoner: Sonuncu yiğitSuat: Mutlu, mutlulukla ilgiliSarp: Çetin, dik, ulaşılması güç   Ş Şadi: Sevinç, neşe, mutlulukŞafak: Güneş doğmadan az önce ufukta görünen ağartıŞahan: ŞahinŞahin: Bir tür yırtıcı kuşŞansal: Adını, şanını her yana duyur, şan verŞefik: ŞefkatliŞemsi: Güneşe ait, güneşle ilgiliŞener: Neşeli yiğit, şen yiğit, şen erkekŞengül: Neşeli ve gül gibi kimseŞenol: Her zaman neşeli olŞeref: Onur. Manen yüksek ve erdemli olmakŞerif: Kutsal, mübarek   T Tahsin: Beğenip, alkışlanan, kale gibi sağlamTalat: Yüz, surat, çehreTalip: İstekli, isteyen, talep edenTalu: İyi, güzel, seçilmiş, seçkinTamer: Bütünüyle yiğit, tam yiğitTandoğan: Şafak vakti doğmuş olanTaner: Aydınlık erkekTanju: Çince imparator, tanrıTarık: Sabah yıldızıTarkan: Ayrıcalıklı, saygınTayfun: Şiddetli rüzgarTeoman: DumanTimuçin: Sağlam, demir gibiTufan: Çok ağır yağmurTuğrul: Yırtıcı bir kuşTümer: Her şeyi ile yiğit kişi   U Ufuk: Yerle göğün birleşmiş gibi göründüğü sınırUğur: Halkın kimi olgularda gördüğü iyilik müjdesiUğurcan: Uğur getiren, uğurlu kimseUğurtan: Uğur getiren şafak vaktiUlaş: Amacına, hedefine erişmeUlu: çok büyük erdemleri olan, yüce; erişilmez derecede yüksek ve büyüUluç: Büyük Türk Denizcisinin adı (Uluç Ali Paşa)Umut: Ümit edilen, beklenen şeyUras: Saadet, mutluluk   Ü Ümit: Umulan, beklenen şeyÜnal: Ad sahibi ol, ünlen, tanınÜnalan: Ad sahibi olan, ünlenmiş kişi, ünü olan kimse, iyi ad sahibiÜnalp: Ünlü yiğitÜner: Ünlü yiğitÜnol: Şan ol, ünlü olÜnsal: Her yana adını duyurÜnver: Her yana adını duyur, çok tanınmış biri ol, ünlen   V Vahdet: Bir ve tek olmaVahit: Tek, birVargın: Giden, varanVarol: Var olmakla ilgili / yüceltme ünlemiVecihi: Soylu, asilVedat: Dostluk, sevme, sevgiVefa: Sözde durmaVehbi: Tanrı vergisiVeli: Sahip, eren, ermişVolkan: YanardağVural: Vurarak al, vurup al Y Yağız: Yiğit, esmerYağmur: Havadaki su buharının yükseklerde soğuyarak yoğunlaşması sonucu yere düşen suYalçın: Sarp, dikYalın: Sade, gösterişsizYalvaç: Tanrı'nın habercisi, Tanrı elçisiYaman: Güç etki ve beceriklilik sahibiYamaner: İşbilir yiğit, becerikli yiğitYankı: Sesin bir yere çarparak dönmesiyle duyulan ikinci sesYaşar: Doğan çocuğun ölmemesi için konulan adlardanYavuz: Çok sert, yaman, yürekli, korkusuzYener: Oyun, yarış, savaş gibi şeylerde karşısındakine üstün gelirYetkin: Olgunlaşmış, kemale ermişYıldıray: Ayla ilgili / yıldır yıldır parlamak ay gibiYıldırım: Buluttan buluta ya da yere elektrik boşalmasıYılmaz: Hiçbir şeyden korkup çekinmezYiğit: Güçlü ve yürekli; delikanlı, genç, genç adamYunus: Bir takım yıldızının adı / Denizde yaşayan bir memeli türüYurdakul: Yurda hizmet eden, yurda kul olan kimseYusuf: Eklenecek, ilave edilecekYücel: yüce bir duruma gel, yüceleş, büyüdükçe büyü, yükseldikçe yüksel, büyük ol, ulu olYüksel: Manevi anlamda yüce ol anlamında   Z Zafer: Savaş ve uğraşla elde edilen başarı, sonuçZeki: Akıllı olanZihni: Zihnin gücüyle, kavrayışla ilgiliZikri: Zikirle, ayinle, ilgili, zikredenZiya: Aydınlık, ışık

    Devamı ›
  • Popüler kız bebek isimleri ve anlamları Popüler kız bebek isimleri ve anlamları

    A AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitkiAHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzelAHU: Ceylan, karaca 2.Çok güzel,ince,zarif kadın.AJDA: Filiz,sürgün. Çok genç.AJLAN: Hızlı, çabuk, telaşlıAKASYA: Güzel kokulu bir süs bitkisiAKGÜN: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı günAKTAN: Ak renkli tan; Kutlu tan, uğurlu tanALÇİN: Kızıl renkli küçük bir kuşALEV: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelimeALGIN: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkunANDAÇ: Anılar, hatıralarANIL: Başkaları tarafından sözün edilsinARMAĞAN: Hediye, ödülARZU: Herhangi bir şey için duyulan aşırı istekARZUM: İsteğim,dileğim,hevesim.ASENA: Dişi kurt, güzel kızASLI: Temelli,köklü. Bir şeyin benzeri.ASU: Azgın, huysuz, isyan eden. Afacan.ASUMAN: GökyüzüAYBEN: Ben ayım anlamındaAYBİKE: Ay gibi güzel kızAYCAN: Ay gibi sevilen,aydınlık can.AYÇA: Yay biçimindeki ay,Hilal.AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitkiAYDAN: Güzelliğini aydan almış,ay gibi parlak ve güzelAYDENİZ: Hem ay, hem de denizAYGÜN: Hem ay, hem günAYLA: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberiAYLİN: Ayla ile aynı anlamdadırAYNUR: Ay ışığıAYSEL: Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olanAYSU: Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak.AYSUN: Ay gibi ışıltılı ve güzel.AYŞE: Rahat ve huzur içinde yaşayanAYŞEGÜL: Güller içinde mutlu yaşayan.AYŞEN: Neşeli,gülen,aydınlık.AYŞİM, AYŞİN: Parlak ışık saçan.AYTEN: Güzel bir tene sahip olan.AZRA: Üstünde hiç yürünmemiş kum; Yeni yetme kız B BAHAR: Yazla kış arasında olan mevsim. Güzellik,gençlik çağı.BALIN: Yar, sevgiliBANU: Prenses; Hanımefendi. Yeni evli gelin.BAŞAK: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmıBEGÜM: Hanım; Kadın hükümdar.BELDE: Memleket, şehir, kasabaBELGİN: Kesin ve eksiksiz belirlenenBELKIS: Efsaneye göre Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı.BELMA: Uysal,sakin.BENAN: Parmak uçlarıBENAY: Ben ayım, ay gibiyimBENGÜ: Ölümsüz, sonsuzBERGÜZAR: Anılmak için verilen şey, andaçBERİL: ZümrütBERİN, BERRİN: En yüksek, en ulu anlamındaBERNA: Bağlı, bağlanmış; Genç, körpe, delikanlıBERRAK: DuruBERRAN: Keskin, kesiciBETÜL, BETİL: Erkeklerden çekinen namuslu kadın, Hz. Meryem ve Hz. Fatma'nın diğer isimleriBEYZA: Çok beyaz, lekesizBİHTER: Daha iyi, en iyiBİLGE: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişiBİLLUR: Pek duru, pürüzsüzBİNGÜL: Gülü bol; Gül bahçesiBİNNAZ: Çok nazlı,cilveli,kaprisli.BİNNUR: Çok ışıklı, ışığı gürBİRİCİK: Bir tane, tek, emsalsizBİRGÜL: Tek ve güzel bir gül.BİRSEN: Yalnız senBUKET: Çiçek demetiBURCU: Güzel koku, ıtırBURÇAK: Bir bitkiBURÇİN: Dişi geyik C CANAN: Gönülden sevilmiş, yar.CANAY: Ay gibi temiz.CANDAN: İçten, gönüldenCANDAŞ: Candan, değerli dostCANSEL: Hayat veren su.CANSIN: İçten,gönüldensin.CANSU: Can suyu. Hayat veren su.CEREN: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan; ceylanCEYDA: İnce-uzun boyunlu ve güzelCEYLAN: Süzgün ve tatlı bakışlı. Yapısı ince ve uyumlu olan. Gözlerinin güzelliğiyle ünlü zarif, ince bacaklı memeli. Ç ÇAĞLA: Badem, kayısı,erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış haliÇAĞRI: Davet. Doğan kuşu. Mavi hareli göz.ÇİÇEK: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümüÇİĞDEM: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisiÇİLER: Şarkılar söyleyen, şakıyan D DAMLA: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçasıDEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitkiDEMET: Çiçek bağlamı, desteDENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin suDERYA: Büyük deniz anlamındaDEVRİM: Yerleşik toplumsal düzenini , köklü, hızlı ve geniş kapsamlı olarak değiştirme.DİCLE: Bir nehir adı. Ulu ırmak.DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilimDİLARA: Gönül alan, gönül okşayan.DİLEK: İstek, rica,arzu.DİLHAN: İçten ve yürekten konuşanDİLŞAH: Gönül şahı,sevgili,sultan.DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; TabiatDOĞAY: Ayın yeni doğuş haliDUYGU: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenimDUYGUN: Duygulu,hassas,hisli kişi. E EBRU: 1.Keman kaş. 2.Bulut rengi. 3.Bir sanat dalıECE: Kraliçe. Güzel kız,kadın.ECESU: Su gibi berrak ve güzel.EDA: Naz, cilve. Davranış,tavır. Verme,ödeme. (Namaz için)kılma,yerine getirme. Üslup.ELANAZ: Ela gözlü,nazlı güzel.ELANUR: Ela gözleriyle nur saçan.ELÇİN: Deste, tutamELİF: Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız.ELVAN: Renkler,çeşitler.EMEL: Arzu, özlem.EMİNE: İnanılır,güvenilir.ESEN: Sağlıklı, salimESER: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt; Yok olmuş bir nesneden kalan parçaESİN: Sabah rüzgarıESMA: İsimler,adlar. Çok yüksek olan.ESNA: Yüksek, yüce. Bir işin yapıldığı an.ESRA: En çabuk, çok çabukEVİN: Bir şeyin içindeki öz; Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özüEZGİ: Melodi, şarkı, türkü F FATMA: Çocuğunu sütten kesen kadın.FERAH: Aydınlık, iç açıcıFERDA: Gelecek zaman, yarın; KıyametFERHAN: Sevinçli, gönlü hoşFERİDE: Eşi benzeri olmayan,tek. Çok değerli inci.FEYZA: Bolluk, çokluk, bereket. Taşkın.FİGEN: Yaralayan, kıranFİLİZ: Tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu.FİRDEVS: Cennetler. Cennet bahçeleri.FİRUZE: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşıFULYA: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçekFUNDA: Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelikFÜSUN: Büyü G GAMZE: Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukurGAYE: Amaç, erekGELİNCİK: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçekGİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şeyGONCA: Tam açılmamış çiçekGÖKBEN: Ben gökyüzü anlamındaGÖKÇE: Gök mavisi, mavi gözlü güzelGÖNÜL: İstek, arzu, sevgi.GÖZDE: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. Çok güzel.GÜHER: CevherGÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gülGÜLAY: Gül gibi güzel, ay gibi aydınlık olan.GÜLBEN: Gül yüzlü,gül gibi beni olan.GÜLBİN: Gül fidanı, gül yetişen yer.GÜLCE: Gül gibi.GÜLÇİN: Gül toplayan, gül seven.GÜLEN: Güleç yüzlü, mutlu anlamındaGÜLENAY: Güleç ay, gülümseyen ay; Ay gibi gülümseyen güzelGÜLFEM: Ağzı gül gibi olanGÜLGÜN: Gül renkli; Gülen, gülümseyenGÜLİN: Güzel,zarif.GÜLİZ: Gül yetiştirenGÜLİZAR: Al yanaklı, gül yanaklı; Alaturka müzikte bir bileşik bir makamGÜLNİHAL: Gül fidanı.GÜLRİZ: Gül saçanGÜLRU: Gül yüzlü, gül yanaklıGÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamındaGÜLŞAH: Gül dalı; Güzelliğiyle ün salmış olanGÜLŞEN: Gül bahçesiGÜLÜM: Bana ait olan gül. Canım.GÜNAY: Hem gün, hem ayGÜNNAZ: Nazlı kişi.GÜNNUR: Güneş gibi ışık saçan.GÜZİN: Seçilmiş, seçkin. Beğenilen.GÜZÜN: Güz mevsiminde olan H HALE: Ayın çevresindeki ışık halkası.HANDAN: Güleç, sevinçli,şen şakrak.HANDE: Gülüş, gülme. Açılma. Eğlenme.HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıranHAZAR: BarışHEVES: Bir şeye duyulan istekHELİN: YuvaHÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş, sevdaHÜMA: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşuHÜMEYRA: Kızıllık, pembelik I ILGAZ: Atın dört nala koşması. Hücum,akın.ILIM: Uzlaşmacı yumuşaklıkIRMAK: Akarsuların en büyüğüIŞIK: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji. Aydınlık,nur.IŞIL: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlıkIŞIN: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi İ İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler'in verdiği adİLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; EğilimİLKAY: Ayın ilk hali.İLKE: Temel alınan düşünce, kuralİLKİM: İlk çocuğum anlamındaİLKNUR: İlk ışıkİMGE: Düş, hayal, görüntü, tasarımİNCİ: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli maddeİPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş. Kibar, zarif.İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kentiİZEL: El izi anlamındaİZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında J JALE: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlalarıJÜLİDE: Dağınık, karmakarışık   KADER:  Değişmez bir karar ile iyilik ya da kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güçKADRİYE: Değerle ilgili / İtibar, onurKAMELYA: Çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki – YabangülüKAMİLE: Tam, eksiksiz, kemale ermiş, bilgin, bilgiliKAMURAN: İstediğine ulaşmış, mutluKARANFİL: Kokulu bir çiçekKARDELEN: Baharda çok erken açan bir çiçek, çiğdemKARMEN: Parlak kırmızıKAYRA: Büyük birinden gelen iyilik – İhsanKERİMAN: Cömert, ulu, büyükKERİME: Cömert, ulu, büyük, kız çocukKEVSER: Cennette bir akarsuyun adıKISMET: Talih, nasip, kaderKIVILCIM: Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçasıKIYMET: Değer, paha (baha), bedelKİRAZ: Gülgillerden bir meyva ağacının suluKUMRU: Güvercinden küçük boz renkli kuşKÜBRA: En büyük L LALE: Çan biçiminde bir çiçekLAMİA: Parlayan, parlak.LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık. M MAHPERİ: Güzeller güzeli.MANOLYA: Bir süs bitkisiMELDA: İnce ve taze bedenliMELEK: Tanrı katında bulunan ruhani varlıkların her biriMELİKE: Kadın hükümdar, padişah eşi.MELİS: Bal, bal arısıMELİSA: Oğul otuMELTEM: Yazın karadan denize doğru esen yelMERVE: Mekke'de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adıMİNE: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakasıMÜGE: İnci çiçeğiMÜJDE: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış N NAZ: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranışNAZAN: Cilve yapan,nazlanan,nazenin.NAZLI: Naz yapan; İşveli, edalıNECLA: Evlat, çocuk. Soylu.NERGİS: Bir süs bitkisiNERMİN: Yumuşak,narin,ince.NESLİ: Soylu.NESLİHAN: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.NEVAL: Talih,kader,kısmet.NEVRA: Beyaz çiçek. Işıklı olma, parlaklık.NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan, taze sürgün.NİHAN: Saklanmış, gizli olan; SırNİL: Çivit. Mısır'da bir nehirNİLAY: Işıklı mavi,ışıklı lacivert.NİLGÜN: Lacivert renkli, çivit rengindeNİLÜFER: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisiNUR: Aydınlık, parıltı, parlaklıkNURAN: Nurlu, ışıklı.NURAY: Işık saçan.NURCAN: Aydınlık insan.NÜKHET: Güzel koku O OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantelOYLUM: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı Ö ÖZBEN: Bireyin kendi varlığı; gerçek ben anlamındaÖZDE: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olanÖZDEN: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgiliÖZGE: Yabancı. İyi, güzel. Cana yakın, şakacı. Yürekli, gözü pekÖZLEM: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği; HasretÖZNUR: Özü ışıklı,aydınlık. P PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisiPELİN: Acı ve güzel kokulu bir bitkiPETEK: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıklarıPINAR: Büyük su kaynağıÖYKÜ: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay R RAHŞAN: Parlayan, parlak, aydınlık,ışıltı.RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzelREYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğenREZZAN: Ağırbaşlı, onurluRUHŞEN: Neşeli, canlı. S SANEM: Çok güzel kadın; PutSEBLA: Uzun kirpikli gözSEÇİL: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilenSEÇKİN: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elitSEDA: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankıSEDEF: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz madde SEDEN: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmakSEHER: Tan ağartısıSELDA: Bir söğüt cinsiSELEN: Haber, müjdeSELİN: Gür akan suSELMA: Barış içinde,huzur,erinç.SELMİN: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olanSEMA: Gökyüzü; göçSEMEN: Yasemin çiçeği. Semizlik.SEMRA: Esmer kadın.SENEM: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı; Arapça'da put; Arapça'da kendine tapılacak kadar güzel olan kadın, sevgili, güzelSERAP: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayıSERAY: Ay gibi güzelSERMA: Kış soğuğuSERPİL: Gelişmek, büyümekSERPİN: YağmurSERRA: Rahatlık, kolaylıkSERTAP (SERTAB): İnatçı anlamındaSEVAL: Severek al anlamındaSEVDA: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istekSEVGİ: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duyguSEVİL: Her zaman sevilen biri olSEVİM: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellikSEVİNÇ: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşkuSEVTAP: Tapılacak kadar çok sevilen.SEYLAN: Sel, akma, akışSEZEN: Hisseden, sezgiliSEZER: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsarSEZGİ: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneğiSEZİN: Sezinleme işi, sezme. Duygulu, anlayışlı. SİBEL: Henüz yere düşmemiş yağmur damlasıSİMGE: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretlerSİNEM: Yüreğim, çok sevdiğimSUMRU: Bir şeyin yüksek yeri, tepesiSUNA: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği.SUZAN: Yakan, yakıcı. Ş ŞAFAK: Gündoğumundan önceki aydınlıkŞEBNEM: Çiğ, gece nemi, jaleŞENAY: Mutlu geçen ayŞEYDA: Çılgın, deli divaneŞİRİN: Cana yakın, sevimliŞULE: Alev, ateş aleviŞÜKRAN: İyilik bilme, minnettarlık T TANSU: Göğüsle ilgiliTAYYİBE: 1.İyi davranış. 2.Yatıştırıcı, hoşa giden sözTİJEN: Taç, taçlarTİLBE: Put - Güzel kadınTUBA: 1.Cennette bulunduğun inanılan büyük ağaç. 2.Güzellik, iyilik. 3.RahatTUĞÇE: Küçük tuğTÜLAY: Ayın ince ışığıTÜLİN: Ayın çevresinde görülen ışık halkasıTÜRKAN: 1.Kraliçe. 2.Güzel kız Ü ÜLKÜ: Amaç, ideal V VİLDAN: Yeni doğmuş çocuklar Y YASEMİN: Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitkiYELİZ: Ferah yer, aydınlık, havadarYEŞİM: Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taşYILDIZ: Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri.YONCA: Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı Z ZEHRA: Çok beyaz, parlak yüzlüZELİHA: Züleyha, su perisiZERRİN: Altından yapılmış.ZEYNEP: Süs, bezek.ZUHAL: Satürn gezegeninin adı.ZULAL: Hafif, güzel, soğuk su.ZÜMRÜT: Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı.

    Devamı ›
  • Olivia Wilde'dan emzirme pozu Olivia Wilde'dan emzirme pozu

    Olivia Wilde dergiye 'dünyanın en doğal şeyi' pozu verdi.

    Devamı ›

SON YORUMLAR

MOBİL’DE MYNET KADIN